Islanma

Uzunca yürünen, bitmesini hiç istemediğim yollardandır, Dolmabahçe’deki o ağaçlı yol. Bir kez ıslanırsan eğer orada, sığınacağın alan yoktur, gökten ve o heybetli ağaçlardan başka. Islandık nitekim, sığınma dilenmeden. Sırada gelmezdi zaten Suriyeli müptezellerden, mülteci de olabilir karıştırıyorum. En masum halle avuçların arasında olan yüzün, gözlerden başka muhabbet edenin olmadığı kısa süreli an içerisinde çok birikim vardı. Bugün dahi dilleniyorsa saniyelik durum. Vahim.

Geceye de bir şarkı bırakmalı, ilk yazının ilk iç dökümünün dışa vurumu olsun.

“Gecenin zifiri karanlığında, arabesk çalarak geçen arabalara saygı gösterin.”

Bir Cevap Yazın